
Bilimsel veriler gerçeği açığa çıkardı
Son yapılan besin analizleri, özellikle blackstrap (kara) pekmezin balı mineral yoğunluğu bakımından açık ara geçtiğini ortaya koydu. Demir, kalsiyum, potasyum ve magnezyum gibi vücut için kritik mineraller söz konusu olduğunda, pekmezin içerik tablosu neredeyse ‘multivitamin etiketi’ gibi duruyor.

Cleveland Clinic’ten diyetisyen Kristin Kirkpatrick, tatlandırıcıların özünde şeker olduğunu hatırlatıyor ama pekmez için önemli bir parantez açıyor: “Bir kaşık pekmez, balın sağlayamayacağı kadar yüksek miktarda mineraller sunuyor.”

Bir yemek kaşığı (20 g) pekmez, demir ve kalsiyum açısından bala göre 10 ila 40 kat daha yüksek değer sunuyor. Pekmezdeki polifenoller, antioksidan kapasiteyi belirgin şekilde artırarak onu yalnızca tatlandırıcı değil, küçük bir antioksidan kaynağı haline getiriyor.

Balın da kozları var
Bu durum, balın sahneden çekildiği anlamına gelmiyor elbette. Bal, antimikrobiyal etkisi, yara iyileştirmedeki rolü, pekmeze göre daha düşük sodyum içeriği, işlenme derecesine bağlı olarak daha kontrollü glisemik yanıt vermesi gibi avantajlara sahip.

Özellikle çiçek balı, enfeksiyon dönemlerinde sakinleştirici etkisiyle yıllardır hekimlerin ve araştırmacıların dikkatini çekmeye devam ediyor.

Asıl mesele tatlandırıcı seçimi değil, miktar Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu’ndan Prof. Frank Hu, bal–pekmez tartışmasında çok net bir noktaya dikkat çekiyor: “Bu ürünler doğal olabilir ama sonuçta hepsi şekerdir. Önemli olan, toplam şeker tüketimini sınırlandırmaktır.”

Yani mineral açısından pekmez önde olsa da, uzmanların ortak fikri aynı: Bal da pekmez de bir vitamin ya da mineral deposu gibi görülmemeli. Her ikisi de ölçülü tüketildiğinde fayda sağlar, aşırıya kaçıldığında metabolizmayı gereksiz şeker yüküyle boğar.