Yeşilay’ın açıklamasına göre, Addicta tarafından yapılan bir araştırmada, oyun oynama bozukluğunun sadece çocukları ve gençleri değil, yetişkinleri de etkileyen önemli bir ruh sağlığı sorunu olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye genelinde yürütülen ve Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine (YEDAM) başvuran yetişkinleri kapsayan detaylı bir araştırma, oyun oynama bozukluğu nedeniyle yardım arayan bireylerin sosyodemografik, klinik ve psikolojik özelliklerini incelemiştir. 2020 ve 2024 yılları arasında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 105 YEDAM merkezine başvuran 18 yaş ve üzeri yetişkinlerin katıldığı çalışmada, 250 kişinin verileri analiz edilmiştir. Klinik psikologlar tarafından yapılan değerlendirmelerde, katılımcıların çoğunluğunun genç yetişkin erkeklerden oluştuğu ve erkeklerin katılım oranının %91 olduğu belirlenmiştir. Araştırma, oyun oynamanın yaşamın merkezine yerleştiği bireylerde depresyon, anksiyete ve riskli davranışların daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Katılımcıların çoğunun günde en az 6 saat oyun oynadığı ve bu durumun günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkilediği tespit edilmiştir. Başvuru gününde “6 saatten fazla oyun oynuyorum” diyenlerin oranının 3 ay sonunda hızla azalarak %13’e düştüğü gözlemlenmiştir. Aynı şekilde, YEDAM tarafından sağlanan psikososyal desteklerin, oyun oynama süresinde anlamlı bir azalma sağladığı belirtilmiştir. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Coşkunol, bulguların önemine vurgu yaparak, “Bu araştırma, oyun oynama bozukluğunun yetişkinlerde de ciddi işlev kayıplarına neden olabileceğini açıkça göstermektedir” ifadelerini kullanmıştır.
Araştırma: Yetişkinlerde oyun bağımlılığı depresyon ve anksiyeteyi tetikliyor