“`html
İran’da meydana gelen kitlesel protestolar sonrasında Rusya, yaklaşık iki haftalık bir sessizlik dönemine girdi. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, perşembe günü yaptığı bir açıklamada, “Hiçbir üçüncü taraf, iki ülke arasındaki ilişkilerin doğasını değiştiremez,” ifadelerini kullandı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, İran’daki duruma dair ilk kez açıklama yaparak, Batı’nın “yasadışı yaptırım baskısı” ile suçladı; bunun “ekonomik ve sosyal sorunlar” yarattığını vurguladı.
Zaharova, “toplumsal gerilimin” İran devletini “istikrarsızlaştırmak” amacıyla kullanıldığına dikkat çekti ve Kremlin’in “renkli devrimler” gibi söylemlerini yineledi.
Euronews ile konuşan siyasi analist Nikita Smagin, protestoların başladığı günden bu yana Rusya’nın konuya “çok temkinli” yaklaştığını, bu süreçte az sayıda açıklama yapıldığını ve bu açıklamaların İran’daki Rusya Büyükelçiliği düzeyinde sınırlı kaldığını belirtti.
Smagin, “Bu ölçülü tutum, Rusya’nın durumu gözlemlemesi ve rejim değişikliği veya diğer radikal dönüşümlerin olasılığını değerlendirmesinden kaynaklanıyordu,” dedi.
Zaharova’nın açıklamasıyla birlikte, İran’a “güçlü bir destek” verildiğini de ekleyen Smagin, bunun Moskova’nın, protestoların bastırılması sürecinde İranlı yetkililerin ciddi bir tehdit altında olmadığına dair bir kanaat oluşturduğuna ve bu sebep ile iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik açık bir destek sunma potansiyelin olduğunu ifade etti.
Moskova-Tahran İlişkileri Ne Durumda?
Rusya’nın Ukrayna’yı kapsamlı bir şekilde işgali sonrasında Moskova ile Tahran arasındaki bağlar daha da güçlendi.
Rusya ve İran, bir yıl önce askeri işbirliği ve özellikle enerji alanında ekonomik entegrasyonu sağlamak, ayrıca yaptırımların etkisini azaltmak amacıyla stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.
Ancak Smagin, Rusya ile İran’ın en basit anlamda bir müttefik olmadığını vurguladı. Taraflar, birbirleriyle ciddi bir güven sorununu aşmaları ve uluslararası alanda etki yaratacakları alanların kısıtlı olması nedeniyle mecburiyetten kaynaklanan bir yakınlık içinde olduklarını dile getirdi.
Smagin, “Bu dar koridor içinde hareket ediyorlar ve bu durum ilişkilerini oldukça istikrarlı kılıyor. Gerçekten de 2022’den bu yana ekonomik bağlar pek fazla büyümedi. Ticaret hacmi rakamları sadece sınırlı ölçüde değişti,” ifadelerini kullandı.
İlgili Haberler
Smagin, iki ülke arasındaki ilişkileri derinleştirmeye yönelik potansiyel projelerin bulunduğunu, ancak bunların hala hazırlık aşamasında olduğunu da sözlerine ekledi.
Bu projeler arasında Rusya’nın İran’da yeni nükleer santraller inşa etme ön anlaşmaları, Kuzey-Güney ulaşım koridorunun hayata geçirilmesi ve bir demiryolu hattının inşası gibi çeşitli yatırım fırsatları yer almakta. Ayrıca, İran’ın Rus gazının transitinde bir gaz merkezi haline getirilmesine yönelik girişimler de dikkat çekmektedir.
Askeri İşbirliği Genişliyor
Rusya, Ukrayna’ya yönelik kapsamlı işgali gerçekleştirdikten sonra, sivil altyapılara yönelik saldırılarda İran yapımı insansız hava araçlarını kullanmaya başladı. Avrupa Birliği, 2022 yılında İran’daki yetkililere ve bu İHA’ların üreticisine yönelik yaptırımlar uyguladı.
Bloomberg’e göre, Rusya, Ukrayna’nın işgalinin birkaç ay öncesinde, Ekim 2021’den itibaren İran’dan 4 milyar doları aşan silah alımları gerçekleştirdi.
Smagin, “Askeri işbirliği de gerçek bir genişleme yaşıyor,” diye belirtti.
Rusya, 2023’te İran’dan teknoloji satın aldıkça insansız hava araçlarını kendi topraklarında üretmeye başladı ve bu İHA’ları “Geran-2” olarak yeniden adlandırdı.
Smagin, “Rusya bu dronların üretimini büyük ölçüde yerelleştirmiştir ve bunun ötesinde kendi üretimine de başlamıştır. İran’ın Rusya için askeri bir ortak olarak önemi, 2022 ve 2023 döneminin çok gerisinde kalmıştır,” dedi.
Gelişen denge ise Rusya’nın artan silah tedariklerini İran’a yönlendirmesiyle değişiyor.
Smagin, “Bu silahların arasında Su-35 savaş uçakları ve Mi-28 taarruz helikopterleri gibi farklı sistemler de bulunmaktadır. Protestolar sırasında bu helikopterlerin ilk grubunun İran’a ulaştığına dair bilgiler mevcut,” açıklamasında bulundu ve ekledi: “Ayrıca, kamuoyuna açıklanmayan ancak raporlarda yer alan başka kategoriler de mevcut; Spartak zırhlı araçlar, elektronik harp sistemleri ve radarlar gibi.”
İran, Rus askeri ihracatının giderek daha önemli bir alıcısı haline gelmektedir.
Ancak Smagin, Rusya’nın “Ukrayna savaşıyla meşgul olduğunu ve bu anlamda kapasitesinin sınırlı olduğunu” belirterek, bu alanda tüm imkanlarını etkin bir şekilde seferber etmediğini de vurguladı.
İlgili Haberler
Suriye ve Venezuela’daki son gerilemelere rağmen Moskova, zor durumdaki ortaklarına yardım etme kapasitesini korumakta.
Carnegie Endowment’ın nükleer politika programında araştırmacı olan Nicole Grajewski, Foreign Policy için kaleme aldığı yazısında, İran örneğinde Rusya’nın doğrudan müdahaleye yönelmediğini ancak rejimin iç güvenlik güçlerini güçlendirdiğini ifade etti.
Smagin, Euronews’e verdiği röportajda, Rus elektronik harp sistemlerinin İran’da Starlink’i engelleme veya bir ölçüde Elon Musk’ın uydu internet hizmetinin işleyişini aksatma konusundaki katkılarına dair şüphelerin bulunduğunu belirtti.
“`