Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin Türkiye ziyareti

Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin yurt dışı gezisinin son ayağı olan ve dün gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretini AA Analiz için 3 soruda kaleme aldı.

Zelenskiy’nin çıktığı yurt dışı gezisi neyi amaçlıyor? Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy Türkiye’den önce Çekya, Slovakya ve Bulgaristan’ı ziyaret etti. Anılan ülkelerde yapılan görüşmelerde Zelenskiy, bir yandan Rusya’ya karşı yürütülen savaşta Batı desteğinin artırılmasını, öte yandan da ülkesinin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) katılma talebini dile getirdi. 24 Şubat 2022’de Rusya’yla başlayan savaş sonrasında Ukrayna, tam üye olmak için Avrupa Birliği’ne (AB) başvuru yapmış, kısa bir süre sonra Ukrayna’yı Moldova ve Gürcistan takip etmişti. Esasen Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısına “operasyon” adı vermesinin nedeni de bu ülkenin NATO’ya katılmasını önlemekti. Rusya, saldırganlığını meşrulaştırmak için “Nazi güçlerin Ukrayna’da yönetimi ele geçirdiği” iddiasını ortaya atmış ve Rusya’nın hayati çıkarlarını koruma amacıyla hareket edildiğini öne sürmüştü.

Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ülkelerini arka bahçe olarak gören Rusya, bu konudaki hassasiyetini Gürcistan ve Ukrayna’nın 2000’li yılların başında NATO’ya katılması gündeme geldiğinde ortaya koymuş; Gürcistan’a 2008 ve Ukrayna’ya da 2014’te müdahalede bulunmuştu. Tüm bunlar bir vakıa ve Rusya’nın bu husustaki duyarlılığı bilinirken Zelenskiy’nin yeniden NATO üyeliğini gündeme getirmesi ve ziyaret ettiği ülkelerde destek talebinde bulunması perde gerisinde Ukrayna yönetimini yönlendirici bir gücün bulunduğunu gösteriyor.

Netice olarak Zelenskiy’nin aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelere yaptığı ziyaretlerin amaçlarından ilki, Ukrayna’nın NATO üyeliği için nabız yoklamak ve destek talep etmektir. Bu durumu aynı zamanda Batı desteğinin aksamadan ve daha güçlü biçimde devam etmesi ve topraklarını Rusya’dan kurtarma çabası olarak da okumak mümkün. Amaç, teçhizat ve cephane desteğinin sürmesini sağlamak ve NATO üyeliğini gündeme getirmek suretiyle Rusya üzerinde baskı kurmaktır. Bir başka deyişle Ukrayna yönetimi NATO’nun Vilnius Zirvesi’nde konunun gündeme gelmesini istiyor. Öte yandan ziyaretlerde ikili siyasi, ekonomik ve güvenlik konuları müzakere edildi. Zelenskiy ziyaretinin son durağının Türkiye olması ise özellikle ehemmiyet taşıyor. Çünkü Türkiye bir yandan Batı ittifakının askeri kanadı olan NATO’ya üye, öte yandan da Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmayan bir ülkedir. Liderler diplomasisi çerçevesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bugüne kadar birçok ihtilafı müzakerelerle çözüme kavuşturdu. Bu konjonktürde Ukrayna’nın NATO üyeliğinin gündeme gelmesi Türkiye üzerinde Batı baskısının artacağı anlamına geliyor.

Türkiye ziyaretinin NATO zirvesi öncesi önemi nedir?Zelenskiy’nin ziyaretinin bir amacı da İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanması yönünde görüş beyanı ve yönlendirme yapmak olabilir. İkili görüşmelerde bu konunun gündeme gelip gelmediği bilinmiyor. Keza toplantı sonrasında yapılan açıklamalarda da bu hususa değinilmedi. Bununla birlikte açık olan husus, Ukrayna-Rusya savaşına karşı Ukrayna’ya en büyük desteği NATO’nun sağlamasıdır. Ukrayna adeta NATO’nun “de facto” üyesi muamelesi görüyor. Özellikle İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başı çektiği şahinler grubu, Ukrayna’nın talep ettiği teçhizat, cephane ve öteki malzemeleri gecikmeli de olsa tedarik ediyor. İlave olarak Ukrayna’ya insani ve mali destek sağlıyor. Geçen yıl Berlin’de toplanan Ukrayna Bağış Konferansı’nda katılımcılar ülkenin savaş sonrasında imarı için 750 milyar dolar taahhütte bulundular.

Sıralanan tüm bu faktörler nedeniyle Ukrayna yönetimi, ABD ve İngiltere’nin etkisine açık halde. Esasen hem ABD yönetimi, hem de Genel Sekreter Jens Stoltenberg kanalıyla NATO, İsveç’in üyeliğinin bir an öne onaylanması için Türkiye üzerinde baskı uyguluyor. Türkiye’nin bu konudaki tutumu ise oldukça tutarlı ve net. Türkiye, üyeliğin onaylanması için İsveç hükümetinden 30 Haziran 2022 NATO Madrid Zirvesi’nde imzaladığı 3’lü protokol yükümlülüklerini yerine getirmesini istiyor. İsveç, 3’lü protokolün ardından birtakım adımlar attı. Türkiye’ye yönelik savunma sanayisi ambargosunu kaldırdı. Anayasa değişikliğine gitti ve terörle mücadele yasasını yürürlüğe koydu. Bununla birlikte uygulamada terör unsurlarının faaliyetlerinde bir yasaklama olmadı. Türkiye’nin talep ettiği teröristler teslim edilmedi.

Diğer yandan Danimarkalı bir siyasetçinin ve Kurban Bayramı’nın birinci günü de Irak uyruklu bir kişinin yaptıkları Kur’an-ı Kerim yakma eylemleri, İsveç Yüksek Mahkemesi tarafından fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirildi. Tüm bu gelişmeler İsveç’in NATO’ya katılma talebinin samimiyeti konusunda kuşku uyandırıyor. Dolayısıyla netice alınması ihtimali mümkün olmasa bile Zelenskiy’nin ziyareti esnasında İsveç’in katılma anlaşmasının onaylanması yönünde görüş beyan etmesi mümkündür. Esasen İsveç’in NATO’ya katılımını Kiev ve Stockholm’den daha fazla isteyen başkentin Washington olması da hiç kimse için sır değildir.

Ukrayna-Rusya savaşına etkisi ne olabilir? Zelenskiy’nin ziyaretinde basın toplantısına yansıyan diğer mevzuların başında Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılması geliyor. Ayrıca Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliğine bir kez daha güçlü biçimde vurgu yaptı. Kırım Tatar Türkleri’nin haklı mücadelesine desteğini tekrarladı. Erdoğan ayrıca bağımsız bir ülke olarak Ukrayna’nın NATO’ya katılma hakkı bulunduğunu da teslim etti. Bunu basın toplantısında da açık biçimde dile getirdi. 22 Temmuz 2022’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Erdoğan’ın arabuluculuğunda imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması’yla bugüne kadar 33 milyon ton Ukrayna tarım ürünü ihraç edildi. Rusya’nın geçen yıl 4 ay süreyle imzalanan anlaşmanın uzatılma aşamalarında çıkardığı zorluklar Putin-Erdoğan diyaloğu sonucunda çözümlendi. Sivastopol açıklarında Ukrayna donanmasına dron saldırısı yapıldığını ileri sürerek Rusya’nın anlaşmayı askıya almasıyla yaşanan kriz de keza Erdoğan’ın Putin ile müzakereleri neticesinde çözüme kavuşturuldu. Netice olarak basın toplantısında da açık biçimde ifade edildiği üzere ziyaretin önemli hedeflerinden birisi Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılmasıdır. Ukrayna’nın bu yöndeki talebi Türkiye tarafından olumlu karşılandı. Bu talebin uygulamaya aktarılması için Putin’in de onayının alınması gerekiyor. Erdoğan basın toplantısında yakın bir zamanda Putin ile konuyu müzakere edeceğini açıkladı.

Zelenskiy ziyareti aynı zamanda çatışan taraflar arasında bir ateşkes veya uzlaşı arayışını gündeme getirdi. Savaşın başından beri Türkiye’nin arabulucu ve kolaylaştırıcı misyonu tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Çin’in ortaya attığı, kendi içinde çelişki taşıyan barış planı ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un arabuluculuk rolüne soyunma çabasından hiçbir netice alınamadı. Bu çerçeve içerisinde Zelenskiy’nin Türkiye ziyareti Putin tarafından yakından takip ediliyor. Esasen yaptırımlar nedeniyle köşeye sıkışmış vaziyette olan Moskova yönetimi de savaştan “onurlu bir çıkış” arayışı içerisinde. Putin, öncelikle bir ateşkes anlaşması imzalanması ve ardından masadaki müzakerelerde ele geçirdiği bölgelerin bir kısmından geri çekilmeye hazır olduğu izlenimini gösteriyor. Rusya’nın nihai amacı Kırım’ın Rusya’nın elinde kalması ve Donbas bölgesi üzerindeki özerkliği korumaktır. Zelenskiy ise tüm Ukrayna topraklarından işgalci güçler geri çekilmeden barış tesis edilemeyeceğini ifade etti. Zelenskiy’nin maksimalist talepleri aynı zamanda ABD ve İngiltere’nin Rusya’yı yıpratma ve Putin’i iktidardan uzaklaştırma hedefiyle örtüşüyor. Netice olarak Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılmasına ilave olarak Zelenskiy ziyaretinde şu hususun altı bir kez daha çizildi; Türkiye, savaşın 500’ncü gününde hem Ukrayna, hem de Rusya’nın güven duyduğu adil ve tarafsız bir arabulucudur. Türkiye’nin bu misyonunun Ukrayna-Rusya savaşında barış ve uzlaşıya yol açma ihtimali güçleniyor.

[Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi]

Makalelerdeki fikirler, yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx